Güney Adası'nın bel kemiği Güney Alpleri'nin tam ortasında, 3.724 metreyle Yeni Zelanda'nın çatısını taşıyan Aoraki / Mount Cook yükselir. Maori dilinde "Bulutları Delen" anlamına gelen Aoraki, yerli Ngai Tahu halkı için gökyüzünün ilk atalarından biri sayılan kutsal bir varlıktır. Zirveye giden yol, buzul unu denen ince kaya tozunun suya verdiği inanılmaz turkuaz rengiyle ışıldayan Pukaki Gölü kıyısından geçer; dağ, durgun havalarda bu süt mavisi aynada baştan aşağı yansır ve dünyanın en çok fotoğraflanan manzaralarından birini oluşturur. Christchurch ile Queenstown arasındaki bu köşe, buzulların oyduğu vadileri, asılı buz kütleleri ve sonbaharda altın sarısına dönen tussock çayırlarıyla Alp dünyasının özetidir.
Köyden başlayan Hooker Vadisi yürüyüşü, üç sallanan asma köprüden geçerek sizi buzdağı parçalarının yüzdüğü Hooker Gölü'nün kıyısına, Aoraki'nin tam eteğine taşır; mevsim doğruysa rüzgâr buz gibi serin, su sütlü beyazdır. Daha ötede, ülkenin en uzun buzulu Tasman, kendi terminal gölüne irili ufaklı aysbergler bırakır. Gün batımında zirve, alpenglow denen pembe-turuncu bir ateşle tutuşur; karanlık çökünce ise hikâye değişir: bölge bir Uluslararası Karanlık Gökyüzü Rezervi'dir, ışık kirliliğinden uzak bu gökte Samanyolu çıplak gözle bir nehir gibi akar. Sabah buzul vadisinde yürüyen, akşam zirvenin alev almasını izleyen, gece ise yıldızların altında kalan gezgin için Aoraki, tek bir günde dört ayrı evrene açılan bir kapıdır.