Atlantik'in ortasında, São Miguel adasının batı ucunda Sete Cidades, sönmüş dev bir yanardağın çökmesiyle oluşan, çapı beş kilometreyi aşan bir kalderanın içine kurulmuştur. Kalderanın tabanında birbirine ince bir köprüyle bağlanan iki göl uzanır: Lagoa Azul (Mavi Göl) gökyüzünü yansıtarak derin maviye, Lagoa Verde (Yeşil Göl) ise çevresindeki ormanların gölgesiyle zümrüt yeşiline döner. İkisinin yan yana, tek bir su kütlesiymiş gibi farklı renklerde durması Azorlar'ın en çok anlatılan doğa mucizesidir. Çukurun kenarlarını sarmaşık gibi saran yamaçlar, otlaklar ve laurisilva ormanı baştan aşağı yeşildir; Vista do Rei ve Boca do Inferno teraslarından bakıldığında gölün üstüne çöken bulutlarla birlikte sahne her dakika başka bir hal alır.
Göle inen yollar yaz aylarında iki yanı mavi ortancalarla (hortensia) çevrilir; bu çitler adanın imzasıdır ve kalderanın yeşiliyle göz kamaştırıcı bir karşıtlık kurar. Tabandaki küçük köyde beyaz badanalı evler, taş duvarlar ve servi ağaçlarının dizildiği bir yolun ucundaki narin São Nicolau kilisesi bekler; sabah sisi dağıldığında çan kulesi göl üzerinde asılı kalır. Krater kenarındaki patikalarda yürümek, ata binmek ya da göl kıyısında kano çekmek mümkündür; hava açık bir sabahta tepeden bakıldığında suyun iki rengi en parlak halini alır. Sete Cidades, Azorlar'ın volkanik dinginliğini, kesif yeşilini ve okyanus ortasındaki tenhalığını tek bir bakışta toplayan, gerçekten gidilmeye değer bir yerdir.