Mazandaran dağlarında, deniz seviyesinden yaklaşık 1.840 metre yükseklikte saklı duran Badab-e Surt, dünyanın en güzel travertenli kaplıca oluşumlarından biridir. Adı yerel dilde 'gazlı su' ile 'şiddet/yoğunluk' anlamlarını birleştirir. Buradaki olağanüstü manzara iki ayrı mineral kaynağın eseridir: yamacın yukarısından çıkan, demir bakımından çok zengin tuzlu su, yüzyıllar boyu çökelttiği kalsiyum karbonatla aşağıya doğru inen yüzlerce basamaklı havuz örmüş; sudaki demir oksit bu terasları portakal, kiremit kırmızısı ve okra tonlarına boyamıştır. İkinci kaynak ise daha ekşi, farklı mineralli bir su taşır. Sonuç, Pamukkale'yi andıran ama bembeyaz değil, gün ışığında alev alev yanan sıcak renklere bürünmüş bir doğal merdivendir.
Havuzların kenarına oturup aşağıya bakıldığında, her basamağın içinde gökyüzünü ve çevredeki yeşil tepeleri yansıtan durgun bir ayna belirir; günün saatine göre renkler bakırdan altına, kızıldan kahveye döner. Şafak ve gün batımı, eğik ışığın teras kenarlarındaki ince mineral dantelini ortaya çıkardığı en büyülü anlardır. Bölge 2008'de İran'ın ilk ulusal doğal mirası olarak tescillenmiştir; çevresindeki ormanlık tepeler ve serin dağ havası, manzaraya sakin bir yayla atmosferi katar. Henüz kalabalıklaşmamış bu köşe, doğanın sabırla işlediği bir su heykeli gibidir.