Sydney'in yaklaşık seksen kilometre batısında yükselen Mavi Dağlar, aslında klasik anlamda zirvelerden değil; milyonlarca yılda akarsuların kestiği derin kumtaşı kanyonları ve uçurum duvarlarından oluşan devasa bir platodur. Adını, vadileri kaplayan eukaliptus ormanlarından gelen ince yağ buharının güneş ışığını kırıp tüm manzaraya yaydığı o efsanevi mavi pustan alır. Aşağı baktığınızda ormanlar bittiği yerde başlar, ufka kadar uzanan dalga dalga sırtlar gerçekten de masmavi bir denize dönüşür. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bölgenin simgesi, Echo Point'ten izlenen üç dev kumtaşı kulesi Üç Kız Kardeş'tir.
Katoomba ve Leura kasabaları bölgenin kapısıdır; buradan bakı noktalarına, asılı yürüyüş yollarına ve vadinin dibine inen patikalara ulaşılır. Sabahın erken saatlerinde uçurumların üzerinde dolaşan sis, gün batımında ise kumtaşının bakır rengine dönüşü insanı büyüler. Aşağıdaki Grose Vadisi ve Jamison Vadisi'nde kıvrılan dereler, şelaleler ve dünyanın en dik eğimli demiryolu burayı hem manzara hem yürüyüş cenneti yapar. Papağanların çığlıkları ve okaliptüsün keskin kokusu eşliğinde, her bakı noktası ufka kadar uzanan bambaşka bir tablo sunar.