Bryce Canyon aslında bir kanyon değil; Utah’ın yüksek platosunun kenarında, milyonlarca yıllık don ve yağmurun yumuşak kireçtaşını oyarak biçimlendirdiği dev bir doğal amfitiyatrolar dizisidir. ‘Hoodoo’ adı verilen binlerce ince kaya kulesi, turuncudan kızıla ve soluk pembeye uzanan katmanlarıyla dipsiz çanakların içini doldurur; dünyada bir arada bu kadar çok hoodoo barındıran başka bir yer yoktur. 2.400 metreyi aşan rakımı sayesinde hava berraktır, kışın kar kızıl kayaların üzerine düştüğünde manzara bambaşka bir boyut kazanır.
Asıl büyü ışıkla gelir: gün doğumunda ilk güneş kulelerin tepelerini tutuşturur, Thor’un Çekici gibi ünlü kayalar altın gibi parlar, gölgeler çanağın derinliklerinde uzar. Ziyaretçiler Sunrise ve Sunset Point’ten manzarayı seyreder, ardından Navajo Loop patikasıyla devasa duvarların arasından çanağın dibine iner; orada gökyüzüne uzanan ardıç ve çam ağaçları hoodoo’ların yanında cüce gibi kalır. Işık kirliliğinden uzak bu plato, ABD’nin en karanlık gökyüzlerinden birine sahiptir; geceleri Samanyolu kuleler üzerinde apaçık belirir.