Uruguay'ın Atlantik kıyısında, Rocha eyaletinin korunan kıyı şeridinde uzanan Cabo Polonio, zamanın durduğu bir burundur. Kara yoluyla ulaşılamaz; köye yalnızca dev kum tepelerini aşan özel arazi araçlarıyla ya da saatlerce süren bir yürüyüşle varılır. Şebeke elektriği yoktur — evler güneş paneli, rüzgâr türbini ve gaz lambasıyla aydınlanır, su kuyulardan çekilir. Okyanusa doğru uzanan kayalık burnun ucunda 1881'den beri yanan deniz feneri yükselir; etrafındaki kayalara Güney Amerika'nın en büyük deniz aslanı ve fok kolonilerinden biri yerleşmiştir, binlerce hayvanın bağırışı dalga sesine karışır. Burnu çevreleyen hareketli kum tepeleri, lagünler ve bozkır Cabo Polonio Ulusal Parkı olarak korunur.
Cabo Polonio'nun büyüsü tam da bu ham yalnızlığındadır: ufku kesen hiçbir şey yokken Atlantik iki yandan burnu döver, geceleyin elektrik kirliliği olmadığı için yıldızlar avuç içi gibi açılır ve fenerin ışığı karanlıkta tek tek döner. Gündüz balıkçılar teknelerini kuma çeker, gezginler hamak ve rüzgârla yaşayan rustik kulübelerde konaklar, kum tepelerinin sırtından gün batımı izlenir. Eylül-Kasım arası açıktaki sularda güney balinaları göç ederken kıyıdan seyredilebilir. Modern dünyanın gürültüsünden tümüyle kopmuş bu burun, Uruguay'ın en özgün ve fotojenik köşesidir.