İk Kil, Yucatán'ın kireçtaşı tabanının çökmesiyle oluşmuş, neredeyse kusursuz daire biçimli açık bir cenote — yani yer altı tatlısu kuyusudur. Çapı altmış metreyi bulan kuyunun ağzı yüzeyle aynı hizadayken, su yüzeyi yaklaşık yirmi altı metre aşağıda, jadeyeşili ile turkuaz arasında salınan derin bir aynayla parlar. Çevredeki dik kaya duvarlarından aşağıya doğru asma kökler ve sarmaşıklar perde perde sarkar; yağmur mevsiminde kenarlardan ince şelaleler süzülerek suya dökülür. Maya halkı için cenoteler sıradan su kaynakları değil, yer altı dünyasına açılan kutsal eşiklerdi; İk Kil de yakındaki Chichén Itzá ile aynı manevi coğrafyanın parçası sayılırdı.
Merdivenlerle taş duvarın içinden inerken serinlik ve nem aniden sarar insanı; yukarıdaki tropik sıcak, derinlerde loş ve yankılı bir mağara atmosferine dönüşür. Gün ortasında tepedeki açıklıktan içeri düşen ışık huzmesi suyu içten aydınlatır, yüzen kara balıkların gölgeleri berrak derinlikte süzülür. Sessizlik, yalnızca su damlalarının ve yüzücülerin sesleriyle bölünür. İk Kil'de yüzmek, dünyanın yüzeyinden ayrılıp kayanın ve köklerin kucakladığı gizli bir iç dünyaya inmek gibidir — Yucatán'ın binlerce cenotesi arasında en görkemli ve en fotojenik olanlarından biri.