Chott el Djerid, Tunus'un güneyinde, Sahra Çölü'nün kuzey eşiğinde uzanan, ülkenin en büyük tuz gölüdür; yaklaşık 7.000 kilometrekarelik alanıyla bir iç denizi andıran bu dev çukur, deniz seviyesinin yer yer altına iner. Bir zamanlar denizle bağlantılı olan bu havza, çağlar içinde kurudukça geriye kabuk kabuk tuz, jips ve mineral bıraktı. Yağışın yok denecek kadar az, buharlaşmanın ise acımasız olduğu bu iklimde göl, yılın büyük bölümünde göz alabildiğine uzanan, çatlamış ve göz kamaştırıcı beyazlıkta bir tuz tabakasına dönüşür. Mineral içeriği bölgeden bölgeye değiştiği için yüzey kâh kar beyazı, kâh soluk pembe, kâh okside olmuş kahverengi-mor tonlarda dalga dalga desenler çizer; altta kalan tuzlu sular, yağışlı kış aylarında yüzeye sızarak sığ, aynaya benzer su birikintileri oluşturur. Bu uçsuz bucaksız düzlük, çölün yakıcı havasıyla birleştiğinde sürekli serap üretir: ufukta titreşen su hayalleri, var olmayan göller ve yüzen siluetler belirir.
Gölü bir uçtan diğerine bağlayan tek karayolundan geçmek, gerçeküstü bir boşlukta süzülmek gibidir; iki yanda yatay çizgiye kadar uzanan tuz, gökyüzünü öyle bir yansıtır ki yer ile gök arasındaki sınır kaybolur. Kıyıya yakın noktalarda mineral kaynaklı pembe ve turkuaz havuzlar, beyaz tuz kabuğunun içine gömülü mücevherler gibi parlar; turistler için kurulan küçük tezgâhlarda tuz kristalleri ve 'çöl gülü' adı verilen jips oluşumları satılır. Gün doğumu ve gün batımında alçak güneş, tuz yüzeyini altın ve pembeye boyar, çatlakların gölgelerini uzatır ve serapları en yoğun haline getirir. Star Wars filmlerinin Tatooine sahnelerinin bir kısmı tam burada çekildi; gölün kenarındaki kubbeli Lars Çiftliği seti hâlâ ayakta durarak bu beyaz çölün başka bir gezegen kadar yabancı görünmesinin nedenini gözler önüne serer.