Mavi Lagün, Malta takımadasının küçük ve neredeyse ıssız adası Comino ile hemen yanındaki kayalık adacık Cominotto arasında uzanan sığ bir deniz boğazıdır. Lagünün dibi, dalgaların öğüttüğü açık renkli kireçtaşı kumuyla kaplıdır; bu beyaz zemin, üzerindeki birkaç metrelik berrak Akdeniz suyundan geçen güneş ışığını yukarı geri yansıtınca, su gerçek dışı görünen bir elektrik turkuazına ve fildişi-yeşil tonlarına bürünür. Comino, antik çağda kaçakçı ve korsanların sığınağı, bir dönem de karantina ve sürgün adası olmuştur; bugün ada üzerinde yalnızca bir avuç insan yaşar ve büyük bölümü Natura 2000 kapsamında korunan kuş ve bitki alanıdır. Tepedeki 17. yüzyıldan kalma Saint Mary's Tower (Aziz Meryem Kulesi) ile çevredeki deniz mağaraları ve kayalık koylar, lagünün etrafına çıplak, Akdeniz'e özgü dramatik bir çerçeve kurar.
Buranın çekiciliği, suyun renginin neredeyse inanılmaz oluşundadır: derinlik o kadar az ve dip o kadar parlaktır ki tekneler suyun yüzeyinde değil, ışıltılı bir cam tabakanın üstünde asılı dururmuş gibi görünür. En iyi an, gündüz turlarının kalabalığı gelmeden önce sabah erken saatlerde veya öğleden sonra teknelerin çekildiği geç saatlerdedir; o vakit sığ suya girip ayaklarınızın altındaki kumu hissedebilir, Cominotto'ya doğru yüzebilir, çevredeki kaya çıkıntılarından berrak boşluğa atlayabilirsiniz. Maskeyle başınızı suya soktuğunuzda görüş öyle nettir ki kumdaki her dalgacık ve geçen balık sürüsü seçilir; kıyıdaki kayalardan birine oturup turkuaz ile lacivertin keskin çizgisini izlemek başlı başına bir deneyimdir.