Vietnam'ın Çin sınırına dayanan en kuzey köşesinde, Đồng Văn Karst Platosu UNESCO Jeoparkı dünyanın en olağanüstü dağ manzaralarından birini saklar. Milyonlarca yıllık deniz tabanından yükselen kireçtaşı, burada ufka kadar uzanan binlerce sivri kuleye, derin boğazlara ve teras teras inen yamaçlara dönüşmüş; aralarına H'mong, Tày ve Lô Lô halklarının kerpiç köyleri, mısır tarlaları ve dar patikalar serpilmiştir. Yolculuğun kalbi, dağların sırtından kıvrılarak geçen 'Hà Giang Döngüsü'dür: her viraj yeni bir vadi, her tepe bambaşka bir ışık sunar. Tham Mã geçidinin dolanan serpantini ile Mã Pí Lèng'in uçurum kenarındaki yolu, motosikletle çıkılan bu rotanın en çarpıcı duraklarıdır.
Burada doğa hâlâ ham ve nefes kesicidir. Mã Pí Lèng'in bin metre altında Nho Quế Nehri, zümrüt yeşili bir şeridi Tu Sản kanyonunun arasına çizer; teknelerin sessizce süzüldüğü sular, dik kayaların gölgesinde âdeta parıldar. Sonbaharda olgunlaşan pirinç terasları platoyu altın sarısına boyar, ilkbaharda ise şeftali ve erik çiçekleri köy bahçelerini pembe-beyaz bir tüle bürür. Sabah sislerinin vadileri doldurup tek tek çekildiği, çocukların okul yoluna düştüğü, pazar yerlerinin renkli etekler ve baharat kokusuyla canlandığı bu coğrafya, görenleri 'dünyanın sonu böyle güzel olmalı' dedirtir.