Avusturyanın yukarı bölgesinde, Salzkammergutun derin vadilerinde yer alan Hallstatt, sarp Dachstein Alplerinin dik yamaçları ile Hallstatter Seenin cam gibi durgun suları arasına sığmış bir kartpostal köyüdür. Pastel renkli ahşap evler, çiçeklerle bezeli balkonlar ve göle yansıyan ince kilise kulesiyle dünyanın en çok fotoğraflanan köşelerinden biri olmuştur. Yer öyle dardır ki evler kayalığa tırmanır, sokaklar daralır ve kasabanın bir ucundan ötekine çoğu zaman göl kıyısındaki dar yoldan ya da yamaçtaki merdivenlerden ulaşılır. Yedi bin yıla uzanan tuz madenciliği geçmişiyle Hallstatt, insanlığın en eski tuz kuyularından birine ev sahipliği yapar ve bütün bölge UNESCO Dünya Mirası listesindedir.
Köyün büyüsü ışıkla değişir: sabahın erken saatlerinde göl yüzeyi sisle kaplanır, dağlar bulutların arasından sıyrılır ve kuğular sessiz suda süzülür. Yamaçtaki Welterbeblick Skywalk teras, kırmızı ve gri çatıların, kilise kulesinin ve gölün kusursuz yansımasının üzerinde asılı durur. Gölün karşı kıyısına yanaşan vapur, ahşap kayıkhaneler, balkonlardaki sardunyalar ve Beinhausta korunan boyalı kafatasları köyün her köşesine ayrı bir hikaye katar. Yukarıda, Dachstein teleferiğiyle çıkılan Five Fingers seyir terası, uçurumun üzerinden Salzkammergut göllerine bakan baş döndürücü bir manzara sunar.