Slovakya ile Polonya sınırında, Karpatların en çetin kanadında yükselen Yüksek Tatralar, dünyanın en küçük "yüksek" sıradağı olarak anılır: yalnızca yaklaşık yirmi beş kilometrelik dar bir hat üzerinde, buz çağının yonttuğu granit kuleler birbiri ardına göğe saplanır. Slovakların kutsal saydığı Kriváň ile ülkenin çatısı Lomnický štít ve Gerlachovský štít burada, iki bin beş yüz metreyi aşan keskin sırtlar halinde dizilir. Eteklerinde koyu ladin ormanları, daha yukarıda cüce çam denizleri ve nihayet çıplak kaya başlar; aralarına serpilmiş buzul gölleri (pleso) zirvelerin keskin siluetini durgun birer ayna gibi yansıtır.
Bu sertliğin içinde şaşırtıcı bir incelik gizlidir. Şafakta Štrbské Pleso'nun yüzeyi pembeye boyanır, kıyıdaki ahşap dağ evleri ve renkli kayıklar sis perdesinin ardından usulca belirir; sonbaharda karaçamlar göl çevresini altın bir hâleyle sarar. Yukarıda, granit duvarların arasına sinmiş dağ barınakları (chata) yürüyüşçüyü sıcak bir çorba ve sessizlikle karşılar. Bölgeye ulaşmak ise beklenmedik ölçüde kolaydır: dağın dibine kadar tırmanan tarihi elektrikli Tatra treni, ziyaretçiyi Štrbské Pleso, Starý Smokovec ve Tatranská Lomnica arasında zahmetsizce taşır ve her durakta yepyeni bir zirve manzarası açar.