Tahiti'nin yaklaşık 175 kilometre kuzeybatısında, Society Adaları'nın en az turistleşmiş incisi olarak yükselen Huahine, aslında dar bir kanalla ikiye ayrılan iki adadan oluşur: kuzeydeki Huahine Nui ve güneydeki Huahine Iti. Tek bir mercan resifinin çevrelediği aynı lagünü paylaşan bu ikili, ormanla kaplı sarp volkanik sırtları, vanilya ve karpuz tarlaları, sakin köyleri ve cama dönen turkuaz sularıyla 'vahşi ada' lakabını sonuna kadar hak eder. Bora Bora'nın gösterişinden uzak, daha yavaş ve daha samimi bir Polinezya burada hâlâ nefes alır.
Lagünün üzerinden geçen ahşap iskelelerde sandalyenize uzanıp suyun rengini izlemek, bir va'a kanosuyla resife doğru kürek çekmek ya da Maeva köyündeki Marae Anini'nin asırlık bazalt taşları arasında dolaşmak; Huahine'de zaman bambaşka akar. Lagünün kutsal mavi gözlü yılan balıkları, gün batımında altın rengine bürünen suüstü bungalovları ve içerinin koyu yeşil tepeleri, adayı yalnızca bir tatil değil, yaşayan bir Polinezya hikâyesi yapar. Güneşin batışını lagünün sessizliğinde izlerken, buranın neden 'gerçek Tahiti' diye anıldığını anlarsınız.