Doğu Java'nın ucunda, Banyuwangi'nin üzerinde yükselen Ijen, dünyanın en büyük asidik krater gölünü taşır: kükürtten doğan, sülfürik aside doymuş, gerçeküstü bir turkuaz havuz. Yüzeyin altında kaynayan volkanik gazlar, gölün rengini metalik bir firuzeye çevirirken kraterin kenarlarına sarı sülfür kabukları örer. Gündüz manzara dünya dışı bir güzellikteyken, karanlıkta yanardağ ikinci yüzünü gösterir: kayalardan sızan tutuşmuş kükürt gazları, gecenin içinde hayalet gibi titreşen elektrik mavisi alevler halinde akar; yeryüzünde yalnızca birkaç yerde görülebilen bu olay Ijen'i efsaneye dönüştürür.
Ijen aynı zamanda insanın doğayla kurduğu en sert pazarlıklardan birine sahne olur. Madenciler, krater dibinde katılaşan sülfürü el aletleriyle kırıp 70-90 kilo ağırlığındaki sepetleri omuzlarında dik patikalardan taşır; asit dumanı ciğerleri yakarken yüzlerinde yalnızca ince bezler vardır. Gece yarısı başlayan tırmanış, alevleri görüp ardından gün doğumunun krater gölünü altın-firuze bir aynaya çevirişine tanık olmakla taçlanır. Bu, hem görsel bir şölen hem de yeryüzünün canlı, nefes alan kabuğuyla yüz yüze gelme deneyimidir.