Kazakistan'ın güneydoğusunda, Almaty'nin yaklaşık 300 kilometre ötesinde, Tian Şan'ın kuzey kollarında bir dizi yüksek dağ gölü uzanır. Köknar ve ladin ormanlarıyla çevrili Kolsai gölleri art arda üç basamak hâlinde yükselir; aşağıdaki en büyük ve en kolay ulaşılan göl, dik yamaçların suya düşürdüğü kusursuz yansımalarıyla bölgenin en sevilen manzarasını sunar. Sular yer yer derin zümrütten koyu laciverde döner, kıyı boyunca uzanan patika ise ziyaretçiyi ormanın içine, gölün sessizliğine çeker. Bu coğrafyayı asıl efsaneleştiren ise birkaç vadi ötedeki Kaindy Gölü'dür: 1911 depreminde bir heyelanın dereyi tıkamasıyla oluşan göl, boğulan ladin ormanının soluk gövdelerini bugün bile suyun yüzeyinden dimdik gökyüzüne uzatır.
Kaindy'nin turkuaz sularından çıkan bu kavlamış direkler, dünyada eşi az bulunan bir görüntüdür; suyun altında dalları hâlâ duran ağaçlar, soğuk derinlikte zamanın donduğu bir orman gibi öylece durur. Yaz aylarında çevredeki yamaçlar canlı yeşile bürünür, sonbaharda ise kayın ve kavaklar altın sarısına dönerek koyu yeşil ladinlerin arasında alev alev yanar. Sabahın erken saatlerinde göller ayna gibi durulur, rüzgâr çıktığında ise yüzey kırışıp ışığı binbir parçaya böler. Burası ne bir tatil beldesi ne de kalabalık bir park; arabanın bittiği yerde başlayan, yürüyerek ve at sırtında keşfedilen, sessizliğiyle insanı içine alan saf bir dağ dünyasıdır.