Como Gölü, Lombardiya'nın kuzeyinde, Alpler'in eteğine sokulan ters bir Y harfi gibi uzanan, buzulların oyduğu derin bir göldür. 400 metreyi aşan derinliğiyle Avrupa'nın en derin göllerinden biri olan Como'nun iki kolu, Bellagio'nun yükseldiği ağaçlık burunda birleşir. Dik ve ormanlık yamaçlardan doğrudan suya inen yamaçlar, asırlık servi ve defne bahçeleriyle taçlanmış villalar ve kıyı boyunca dizilen pastel renkli evler, bu manzaraya yüzyıllardır şair ve ressamları büyüleyen bir denge kazandırır. Suyun koyu mavisi, arkadaki karlı zirvelerle birleşince ortaya gerçek olamayacak kadar kusursuz bir tablo çıkar.
Gölü asıl yaşatan şey, kıyıdan kıyıya işleyen vapurlardır; Bellagio, Varenna ve Menaggio arasında salınan teknelerden inip her köyde başka bir dünyaya adım atarsınız. Bellagio'nun çiçeklerle bezeli taş merdivenlerinde tırmanır, Villa del Balbianello'nun teraslı bahçelerinde servilerin gölgesinde dolaşır, akşamüstü bir kıyı kafesinde aperitivo eşliğinde suya vuran ışığı izlersiniz. Sabahın sisinde dağların yavaşça belirişi, öğlen göğün maviye boyadığı su ve gün batımında bakıra dönen yüzey; Como her saatte bambaşka bir yüz gösterir. Burada huzur, lüks ve doğa aynı manzarada kucaklaşır.