Malawi Gölü, Doğu Afrika Rift Vadisi boyunca yaklaşık 580 kilometre uzanan, gezegenin en eski ve en derin göllerinden biridir. Yerlilerin "yıldızların gölü" diye andığı bu uçsuz bucaksız tatlı su denizi, akşamları kıyıdaki balıkçı kayıklarının fenerleriyle ufukta bir yıldız kuşağı gibi parıldadığı için bu adı almıştır. Kıyıları altın rengi kumsallarla, granit çıkıntılarla ve baobab ağaçlarıyla bezeli gölün suyu, tropik bir denizi andıracak kadar berrak ve turkuazdır; öyle ki dibe kadar gören gözleriniz, gölün asıl mucizesini de fark eder: dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan, yalnızca buraya özgü yüzlerce çeşit rengârenk siklit balığı. Bu canlı çeşitliliği gölü bir doğa laboratuvarına çevirir ve UNESCO Dünya Mirası listesine taşımıştır.
Burada zaman göl ritmiyle akar. Sabahları balıkçılar geleneksel oyma kayıklarıyla sessiz sulara açılır, gün ortasında çocuklar sığ kıyıda yüzer, akşamüzeri ise gökyüzü turuncuya ve mora boyanırken Afrika balık kartalının keskin çığlığı suyun üzerinde yankılanır. Maskenizi takıp suya daldığınızda kayalıkların arasında elektrik mavisi, sarı ve turuncu siklitlerin bulutu sizi sarar; yüzeye çıktığınızda ise yalnızca dalgaların ve uzaktaki davul seslerinin olduğu derin bir huzur kalır. Likoma Adası'nın kumsallarından Cape Maclear'ın koylarına dek uzanan bu kıyı, Afrika'nın en sakin, en içten köşelerinden biridir.