Gana'nın kuzeybatısında, Gine savanının uçsuz bucaksız altın otlaklarına yayılan Mole Milli Parkı, ülkenin en büyük ve en eski koruma alanıdır; yaklaşık 4.500 kilometrekarelik bu vahşi düzlük, alçak yaylalardan kıvrılarak inen Mole ve Lovi nehirleriyle parçalanır. Kuru mevsimde su çekildikçe hayvanlar parkın içine serpiştirilmiş su birikintilerine akın eder ve sahne kurulur: Batı Afrika'nın en kolay görülebilen fil sürüleri çamurlu kıyılarda yıkanır, su antilopları ile kob antilopları uzun otların arasında otlar, babunlar akasya gövdelerine tırmanır. Burası bir vitrin değil, hâlâ nefes alan ham bir ekosistemdir.
Mole'ün büyüsü yakınlıktadır. Park, Afrika'nın yürüyerek safari yapabileceğiniz nadir yerlerinden biridir; silahlı bir korucu eşliğinde otların arasından sessizce ilerler, dev bir filin sadece birkaç metre ötede su içişini duyarsınız. Uçurum kenarındaki konaklama tesisinin terasından bakıldığında savan ufka kadar uzanır; alacakaranlıkta gökyüzü turuncuya boyanırken aşağıdaki birikintide siluetler belirir. Toz, sıcak çimen ve yağmur sonrası ıslak toprak kokusu; kuş seslerinin kesildiği o sessiz an; ve aniden ağaçların ardından çıkıveren bir filin görkemi, Mole'ü unutulmaz kılar.