Avrupanın çatısı sayılan Mont Blanc, 4.808 metreye uzanan beyaz kubbesiyle Alplerin en yüksek noktası ve Fransa ile İtalya sınırında devasa bir buz ve granit kütlesidir. Chamonix vadisinin tam üzerinde yükselen masif, sivri granit iğneleri (aiguilles), asılı buzulları ve göz alabildiğine uzanan kar tarlalarıyla dağcılığın doğduğu efsanevi bir sahnedir. Vadiden bakıldığında, koyu yeşil çam ormanlarının ve ahşap şalelerin ardında ışıldayan bu beyaz duvar, insanı küçücük hissettiren bir ölçek sunar; mevsim döndükçe larin ağaçları altın sarısına bürünür ve zirve maviye çalan buzuyla daha da keskinleşir.
Mont Blancı asıl büyülü kılan, bu sarp dünyaya kolayca dokunabilmenizdir. Chamonixden kalkan teleferik sizi dakikalar içinde 3.842 metredeki Aiguille du Midi terasına taşır; orada bulutların üzerinde, buz tünelinden çıkan iple bağlı dağcıların karlı sırtta ilerleyişini izlersiniz. Aşağıda Mer de Glace buzulu sessizce akar, Lac Blanc gibi yüksek dağ gölleri ise masifin tüm heybetini aynaya çevirir. İnce dağ havası, ayak altında çıtırdayan kar ve ufku dolduran zirveler dizisi, burayı yalnızca bir manzara değil, bütün duyularla yaşanan bir yükseklik deneyimi yapar.