Arjantin Patagonyası'nın Göller Bölgesi'nde, And Dağları'nın eteğine yaslanan San Carlos de Bariloche kasabasının önünde uzanan Nahuel Huapi, bir buzul çağının imzasıdır. Binlerce yıl boyunca dağdan inen buz dilleri vadileri oydu, geri çekildiğinde geride bu derin, kıvrımlı ve koyu lacivert gölü bıraktı. Yüzeyi orman kaplı adacıklarla noktalanır; en büyüğü olan Isla Victoria, görkemli sedir ağaçlarıyla kaplı bir doğa anıtı gibi sulardan yükselir. Gölün ardında Cerro Catedral'in sivri kuleleri, Cerro López'in kayalık sırtları ve uzakta buzulun taçlandırdığı Tronador'un kar maskesi sıralanır. Buraya ulaşmak kolaydır: Buenos Aires'ten kalkan iki saatlik bir uçuş, sizi bir anda nuthofagus ormanlarının, alp çayırlarının ve cam berraklığındaki suların ortasına bırakır. Bariloche, hem İsviçre tarzı şalelerin çikolatacılarıyla dolu kasaba dokusuyla hem de hemen ardındaki vahşi doğayla, Patagonya'ya açılan en zarif kapıdır.
Nahuel Huapi'yi tarif eden tek bir kare varsa, o da Cerro Campanario'nun zirvesinden açılan manzaradır: telesiyejle birkaç dakikada çıktığınız tepeden, koyu mavi göller orman örtüsünün arasında parmaklar gibi uzanır, yarımadalar suya dalar ve ufku karlı And zirveleri kapatır. Sonbaharda, nisan ve mayıs aylarında, yamaçlardaki lenga kayınları kızıla ve kehribara döner; gölün soğuk mavisiyle ormanın ateş rengi bir araya gelince manzara adeta tabloya dönüşür. Kıştaysa aynı zirveler bembeyaz olur, Cerro Catedral Güney Amerika'nın en büyük kayak merkezlerinden birine dönüşür. Circuito Chico boyunca araba sürmek, her dönemeçte yeni bir göl, yeni bir bakı noktası sunar; gün batımında sular bakır rengine boyanır, su kıyısındaki çakıllı plajlarda durup berrak şofbenin altındaki taşları sayabilirsiniz. Burası gölü, ormanı ve dağı tek bir nefeste yaşatan, Patagonya'nın en cömert köşelerinden biridir.