Pacaya, Guatemala'nın başkentinin yalnızca bir saat güneyinde, Escuintla yaylasında yükselen ve 1965'ten bu yana neredeyse hiç dinmeden püsküren aktif bir volkandır. Onu gezegendeki ender yerlerden biri yapan şey, kâbus gibi bir krater değil, tam tersine inanılmaz erişilebilirliğidir: çam ormanları arasından çıkan bir patika, ziyaretçiyi kararmış, çatırdayan bir lav tarlasının tam kenarına getirir; burada kayaların yarıklarından sızan turuncu-kızıl akkor, gün ışığında bile parıldar ve sıcaklığı yüzünüzde hissedilir. Çoğu yanardağ ancak uzaktan seyredilirken Pacaya, doğanın en ilkel gücünün önünde durma ayrıcalığını sunar. Yerel rehberler, taze lavın üzerinde marshmallow kızartmayı bile gelenek hâline getirmiştir.
Tırmanış kendi başına bir manzara şölenidir. Siyah kül koniler, eski lav nehirlerinin donmuş dalgaları ve patikayı saran bodur bitki örtüsü arasından yükseldikçe, ufukta Guatemala'nın volkan zinciri belirir: bulut denizinin üzerinde süzülen Agua, Fuego ve Acatenango'nun kusursuz piramitleri. Şafakta ya da gün batımında bu zirvelerin arkasından doğan altın ışık, krater kenarını ateşe boyar ve aşağıdaki başkentin ışıkları yavaşça yanmaya başlar. Sıcak buharın yükseldiği fümerollardan toprak fırınında pişirilen yemeğe, atla çıkılan patikalardan gece akkor avına kadar Pacaya, duyuların hepsiyle yaşanan canlı bir gezegen dersi sunar.