Quilotoa, Ekvador And Dağları’nda yaklaşık 3.900 metre yükseklikte, bir zamanlar şiddetli bir patlamayla çöken yanardağın geride bıraktığı dev kalderayı dolduran bir krater gölüdür. Yaklaşık üç kilometre genişliğindeki bu çukurda biriken su, içerdiği erimiş minerallerin etkisiyle gün ışığına göre turkuazdan derin zümrüt yeşiline, bazen koyu laciverde dönen büyüleyici bir renk alır. Gölü çepeçevre saran dik kalder duvarları, suyun yüzeyinden yüzlerce metre yukarıda keskin bir taç gibi yükselir; bu sarp yamaçlar gölü dış dünyadan koparıp ona gizli, kutsal bir atmosfer kazandırır. Açık bir günde göğün ve bulutların aynadaki gibi suya yansıdığı bu manzara, And’ların en çarpıcı doğa harikalarından biridir.
Kalderanın kenarındaki bakış noktasına ulaştığınızda gölün bütün haşmeti bir anda gözlerinizin önüne serilir; rüzgar yüksek paramo otlarını ve turuncu chuquiraga çiçeklerini salındırırken aşağıda su sessizce parlar. Buradan dik bir patika zikzaklar çizerek göl kıyısına iner; cesur gezginler aşağıya yürüyüp küçük iskeleden kiraladıkları kayıklarla suyun üzerinde sessizce süzülür, ardından aynı dik yokuşu tekrar tırmanır. Quilotoa, ünlü Quilotoa Loop yürüyüş rotasının da kalbidir: günlerce süren bu patika, krater gölünü çevreleyen sırtlar boyunca yerli Kişua köylerinin, teraslı tarlaların ve altın renkli yaylaların arasından geçer. Yükseklik, incelmiş hava ve etrafı saran sessizlik, burayı yalnızca görülecek değil, derinden hissedilecek bir yere dönüştürür.