Cezayir'in güneydoğusunda, Libya ve Nijer sınırlarına yaslanan Tassili n'Ajjer, adını Tuareg dilinde "akarsuların platosu" anlamına gelen sözcükten alır; oysa bugün burası dünyanın en kurak çöllerinden biridir. Milyonlarca yıllık aşınmayla oyulmuş kumtaşı, rüzgâr ve eski nehirlerin elinden geçerek dikilitaşlara, doğal kemerlere ve uçsuz bucaksız "taş ormanlarına" dönüşmüş; altın kum denizlerinin arasından yükselen bu kayalar gün batımında bakıra, sabahları soluk pembeye boyanır. UNESCO Dünya Mirası listesindeki plato, hem coğrafi heybeti hem de barındırdığı sırla ünlüdür.
Asıl büyü kayaların yüzeyinde gizli: on beş binden fazla kaya resmi ve oymasıyla Tassili, insanlığın en zengin tarih öncesi sanat galerilerinden biridir. Sahra'nın yemyeşil olduğu çağlardan kalma zürafalar, fil sürüleri, dans eden insanlar ve yüzen figürler, çölün bir zamanlar nasıl bir cennet olduğunu fısıldar. Geceleri ışık kirliliğinden tümüyle uzak bu boşlukta gökyüzü yıldızlarla dolar; Tuareg rehberlerin ateşi başında geçen bir gece, çölün hem sertliğini hem de derin sessizliğini aynı anda hissettirir.