Torres del Paine, on iki milyon yıl önce yerin derinliklerinde soğuyan bir magma kütlesinin, üstündeki tortul tabakaların buzullar ve rüzgârla aşınmasıyla açığa çıkmasından doğdu. Parka adını veren üç granit kule (Torres) gökyüzüne neredeyse dimdik saplanır; yanı başlarındaki Cuernos'un (Boynuzlar) koyu kayası ile açık granitin oluşturduğu çizgili silueti Patagonya'nın imzasıdır. Burası kıtanın güney ucunda, buzul çağının hâlâ sürdüğü bir laboratuvar gibidir: Güney Patagonya Buz Sahası'ndan inen dev buzullar, mavi-yeşil göllere buzdağları bırakır.
Parkı keşfetmenin klasik yolu, vadiden vadiye uzanan W rotasıdır: kuleleri eşik gölünden izlemek için yapılan dik tırmanış, Francés Vadisi'nin çığ uğultusu ve Grey Buzulu'nun çatlamış mavi cephesi bu rotanın üç ucudur. Rüzgâr burada bir karakterdir; bazen ayakta durmayı zorlaştırır, ama gökyüzünü saniyeler içinde temizleyip kuleleri ortaya çıkarır. Şafakta ilk ışık granit kuleleri kızıla boyadığında ise sabırla beklemiş herkesin ödülü o birkaç dakikalık alev rengidir.