Kuzey Vietnam'ın Ninh Bình eyaletinde, başkent Hanoi'nin yaklaşık iki saat güneyinde uzanan Trang An, milyonlarca yıl boyunca aşınan kireçtaşı kütlelerinin dümdüz ovadan dimdik yükselmesiyle oluşmuş büyüleyici bir karst manzarasıdır. Yüzlerce sivri tepe, pırıl pırıl yeşil sulara ve altın rengi çeltik tarlalarına kuleler gibi serpilmiştir; aralarından akan sakin nehirler, dağların içine oyulmuş su mağaralarında kaybolup yeniden gün ışığına çıkar. Bölge bu eşsiz coğrafyası ve binlerce yıllık insan yerleşimiyle birlikte UNESCO Dünya Mirası listesine hem doğal hem kültürel ölçütlerle girmiştir. Halk arasında 'karadaki Ha Long Körfezi' diye anılması boşuna değildir: aynı dramatik kireçtaşı dünyası, bu kez denizin değil tarlaların ve nehirlerin ortasında karşınıza çıkar.
Buranın asıl büyüsü, dibi düz tahta sampan kayıklarıyla suyun üzerinde süzülürken yaşanır. Konik şapkalı kürekçiler -çoğu zaman ayaklarıyla kürek çekerek- sizi devasa kayalıkların gölgesinden, sarmaşıklarla kaplı kemerlerin altından ve karanlık su mağaralarının içinden geçirir; tavandan sarkan sarkıtlara başınızı eğmeniz gereken kadar dar tünellerde su damlalarının yankısını dinlersiniz. Mua Mağarası'nın sırtına tırmanan basamakları çıktığınızda ise tüm vadi ayaklarınızın altına serilir: ejderha kabartmalı taç, Tam Coc boyunca kıvrılan nehir ve mevsiminde altın sarısına dönen çeltikler tek bir karede birleşir. Mayıs-haziran ve eylül hasat zamanlarında tarlalar parlak yeşilden altına bürünür, sabahın erken saatlerinde tepeleri saran sis ise manzaraya neredeyse rüya gibi bir hava katar.