Avustralya'nın kurak kızıl merkezinde, düzlüğün ortasından 348 metre yükselen Uluru tek parça kumtaşından bir dev; görünen kütlesi buzdağı gibi yalnızca küçük bir bölümü, gerisi kilometrelerce yeraltına uzanır. Yaklaşık 550 milyon yılda oluşan kayanın yüzeyindeki demir oksit, onu paslı kırmızıya boyar. Burası bölgenin geleneksel sahibi Anangu halkı için on binlerce yıldır kutsaldır: oyuk ve çatlaklarında atalarının Tjukurpa (Yaratılış Zamanı) öyküleri yaşar, kaya resimleri korunur. 2019'da tırmanış, Anangu'nun isteğiyle saygıyla kapatıldı.
Uluru'yu asıl canlı kılan ışıktır. Şafak ve gün batımında kaya, koyu morumsudan közlenmiş turuncuya, kana çalan kızıla geçerek dakikalar içinde renk değiştirir; nadir yağmurda yüzeyinden gümüş şelaleler iner. Tabanı çevreleyen 10 kilometrelik patika, gölgeli su birikintilerinden, kutsal mağaralardan ve eğrelti otlarıyla kaplı vadilerden geçer. Geceleri çölün üstündeki Samanyolu, ufuktaki kara siluetle birlikte unutulmaz bir sessizlik sunar.