Büyük Kafkaslar'ın en ücra köşesinde, deniz seviyesinden iki bin metreden yüksekte, Avrupa'nın kesintisiz yerleşilen en yüksek noktalarından biri uzanır: Ushguli. Yeşil bir vadinin dibine kurulu bu köyler topluluğunun üzerinde, Gürcistan'ın en yüksek zirvesi olan karlı Şhara Dağı (5.193 m) dev bir piramit gibi yükselir. Köyün gerçek imzası ise gökyüzüne uzanan ortaçağ Svan kuleleridir; yüzyıllar boyunca kan davalarından çığlara, istilacılardan sert kışlara karşı sığınak olarak inşa edilen bu taş savunma kuleleri, dokuzuncu yüzyıldan beri ayakta. UNESCO Dünya Mirası listesindeki Yukarı Svaneti'nin kalbi olan bu manzara, Kafkasların izole edilmiş bir dünyaya açılan kapısıdır.
Ushguli'ye varmak başlı başına bir maceradır: dik yamaçlar, taşlı dere yatakları ve yılın büyük bölümünde karla kapalı geçitler. Ama vardığınızda zaman durur. Sabahın ilk ışığında Şhara'nın buzulları pembeye boyanırken, taş çatılı evlerin arasından dumanlar yükselir, atlar ve inekler çayırlarda otlar, yaşlı bir Svan kadını kapının önünde oturur. Lamaria Kilisesi'nin kalın duvarları, kulelerin gölgesinde alpin çiçeklerle dolu çayırlar, derenin sesi ve dağların mutlak sessizliği... Burası fotoğrafın değil, başka bir çağın içine adım atma duygusudur.