Japonya'nın güneyinde, Kyushu'nun açıklarındaki bu yuvarlak granit ada, neredeyse durmaksızın yağan yağmuruyla bambaşka bir dünyadır. Yıllık metrelerce yağış, ormanın her taşını, kütüğünü ve kaya sırtını kadifemsi bir yosun tabakasıyla kaplar; sis ağaçların arasından süzülürken orman canlı bir nefes gibi görünür. Adanın kalbinde yüzlerce, kimi binlerce yıllık yakusugi adı verilen dev Japon sedirleri yükselir. Bunların en ünlüsü Jomon Sugi, yedi bin yıla varan tahminlerle Japonya'nın en yaşlı ağaçlarından sayılır. Granit dağlar 1900 metreyi aşar ve adayı sahildeki yarı tropik ormandan zirvelerdeki serin ormana kadar dikey bir bitki katmanı cenneti haline getirir. Yakushima, eşsiz orman ekosistemiyle 1993'te Japonya'nın ilk UNESCO Dünya Doğa Mirası alanlarından biri oldu.
Adanın ruhunu en iyi Shiratani Unsuikyo vadisinde hissedersiniz; yosunlu kayalar arasından akan derelerin ve sisle örtülü ağaçların bu büyülü atmosferi, Hayao Miyazaki'nin Prenses Mononoke filmine ilham verdi. Tahta patikalar ve eski demiryolu hatları, ziyaretçileri ormanın derinliklerine, kökleri kayalara dolanmış kadim sedirlerin yanına taşır. Yağmur sonrası ormanın en yoğun, en parlak yeşiline büründüğü an büyüleyicidir; sis aralandığında granit zirveler bir anda belirir. Sessizlik o kadar derindir ki damlayan suyun ve uzaktaki bir derenin sesi dışında hiçbir şey duyulmaz.