Myanmar'ın Shan Tepeleri arasında, 880 metre yükseklikte uzanan Inle, yalnızca bir göl değil, suyun üstünde kurulmuş bütün bir uygarlıktır. Sığ, gümüşi suları sırtlara yaslanmış mavi dağlarla çevrilidir; sabahları göl yüzeyine inen sis, manzarayı bir rüyaya çevirir. Inle'nin en bilinen imgesi, dünyada başka hiçbir yerde görülmeyen Intha balıkçılarıdır: ayakta, tek bacaklarını küreğe dolayıp diğer bacakları üzerinde denge kurarak teknelerini sürer, ellerini konik bambu sepet ağlarını sığ sulara indirmek için serbest bırakırlar. Bu zarif, akrobatik teknik yüzyıllardır babadan oğula aktarılır.
Gölün üzerinde sıra sıra ahşap kazıklı evler, tapınaklar ve atölyeler yükselir; suya çakılmış sürgülerle tutturulan 'yüzen bahçeler'de domates ve sebze yetiştirilir. Tekneler dar su yollarında pazarlara, altın pagodalara, lotus ipeği dokuyan ve gümüş işleyen zanaat köylerine gider. Hayatın tamamı suyun ritmine bağlıdır: ulaşım, ticaret, tarım, ibadet. Gün batımında balıkçıların siluetleri turuncuya boyanan gölde belirir; uzaklarda manastır çanları yankılanır. Inle, doğa ile insan kültürünün suyun üstünde iç içe geçtiği, zamanın yavaşladığı eşsiz bir dünyadır.