Senja, Norveç'in Lofoten'i andıran ama çok daha tenha kalmış, ülkenin ikinci büyük adasıdır ve kuzeyde Kutup Dairesi'nin epey üstünde yer alır. Adanın dış kıyısı, milyonlarca yıllık buzul aşınmasının biçimlendirdiği dramatik bir manzaradır: Atlantik'ten doğrudan dik yükselen granit duvarlar, derin fiyortlar ve göğe saplanan sivri zirveler. Bunların en ünlüsü, Mefjorden'in üzerinde tek başına yükselen, yontulmuş bir yelken gibi duran 639 metrelik Segla'dır; hemen yanında, dış kıyıda bir ejderhanın sırtını andıran ve 'Şeytanın Dişleri' olarak da bilinen Okshornan'ın (Öküz Boynuzları) testere ağzı zirveleri denizden fırlar. Sarp dağ duvarlarının dibindeki korunaklı koylara ise Hamn, Husøy ve Mefjordvær gibi rengârenk balıkçı köyleri sıkışmıştır.
Senja'yı özel kılan, bu yoğun güzelliğin görece sakin ve yerel kalmış olmasıdır; ünlü Turistvei manzara yolu sizi bir fiyorttan diğerine, her dönemeçte yeni bir zirve ve köyle taşır. Yazın gece yarısı güneşi zirveleri saatlerce altın bir ışıkta tutar; Segla'nın tepesine yapılan yürüyüş, ayaklarınızın altına serilen fiyort labirentiyle ödüllendirir. Kışın ise aynı manzara karla kaplanır ve karanlık gökyüzünde kuzey ışıkları (aurora) zirvelerin üzerinde dans eder. Tungeneset'teki ahşap seyir platformundan Okshornan'ı izlemek ya da Husøy'ün minik balıkçı limanında durmak, bu adanın hem vahşi hem yaşayan ruhunu bir arada sunar.