Çaykara'nın yukarısında, Soğanlı Dağları'nın yamaçlarının vadiyi tıkamasıyla bir derenin önünün kapanması sonucu oluşmuş set gölüdür Uzungöl. Deniz seviyesinden yaklaşık 1100 metre yükseklikte, çevresini saran sık ladin ormanı ile çayırların arasına yerleşmiştir. Adını veren uzunluğu boyunca kıyıya dizilmiş ahşap evler, küçük bir cami ve göle yansıyan minare, gölü salt bir doğa parçası olmaktan çıkarıp insanın yerleştiği bir yayla manzarasına dönüştürür; onu Karadeniz'in bunca gölü arasında tanınır kılan da bu su, orman ve köyün iç içe geçmiş dengesidir.
Sabahın erken saatinde göl üzerinde tüten sis, ormanın yeşilini yumuşatır ve suyu aynaya çevirir. Gölün etrafını dolaşan patikada yürürken her adımda yansıma açısı değişir; yamaçtaki seyir teraslarına çıkıp bütün vadiyi kuşbakışı görmek ise ayrı bir andır. Sonbaharda ladinlerin koyu yeşili, kayınların sarı ve kızılına karışınca göl renk cümbüşüne döner. İmza an, gün doğarken sisin perde perde dağılıp karşı yamacın suya düşen yansımasının netleştiği o birkaç dakikadır.