Markha Vadisi, Himalayalar'ın yağmur gölgesinde kalan Ladakh'ın kalbinde, Hemis Ulusal Parkı'nın sınırları içinde uzanan ıssız ve görkemli bir yüksek vadidir. Markha Nehri'nin oyduğu bu koridor, erozyonun mor, bakır ve altın tonlarına boyadığı dev kaya duvarları arasında kilometrelerce ilerler; üstte ise gökyüzünü bölen karlı doruklar ve çoğu 6.000 metreyi aşan Kang Yatse zirvesi yükselir. Bölge, Hint Okyanusu musonunun erişemediği bir soğuk çöl olduğu için bitki örtüsü sadece nehir boyunca uzanan ince yeşil bir şerit hâlinde belirir; gerisi çıplak, dramatik ve adeta başka bir gezegeni andıran bir manzaradır. Vadinin asıl büyüsü, bu sertliğin içine sığınmış hayatta gizlidir: kerpiç köyler, dua bayrakları, eski kaleler ve uçurum kenarlarına tünemiş manastırlar.
Markha, Ladakh'ın en sevilen çok günlü yürüyüş rotasıdır ve "çadırsız trek" olarak ün yapmıştır; çünkü Skiu, Markha ve Hankar gibi köylerdeki aile pansiyonları gezgini sıcak bir ocak, tereyağlı çay ve yerel mutfakla karşılar. Yürüyüş, buz gibi nehri onlarca kez yalınayak geçmeyi, Ganda La ve Kongmaru La gibi 5.000 metrenin üzerindeki geçitleri aşmayı ve her dönemeçte değişen ışıkla bambaşka bir renge bürünen vadiyi izlemeyi gerektirir. Şanslı olanlar yamaçlarda yaban koyunu, kızıl tilki, hatta nadiren kar leoparının izine rastlar. Sessizliğin, yüksekliğin ve insan emeğinin iç içe geçtiği Markha, Ladakh'ın hem en zorlu hem de en ödüllendirici yüzüdür.