Pangong Tso, Ladakh'ın çıplak yaylalarında 4.350 metre yükseklikte uzanan, yaklaşık 134 km uzunluğunda devasa bir tuzlu su gölüdür; uzunluğunun üçte ikisi Çin (Tibet) tarafında kaldığından göl iki ülke arasında bölünür. Tuzlu olmasına rağmen kışın tamamen donan bu yüksek irtifa gölü, asıl ününü inanılmaz renk paletine borçludur: aynı gün içinde, güneşin açısına ve bulutlara göre koyu laciverttten elektrik mavisine, turkuazdan zümrüt yeşiline döner. Suyu, etrafını saran kavruk kahverengi-kızıl Himalaya yamaçlarıyla öyle keskin bir karşıtlık kurar ki manzara neredeyse gerçek dışı görünür; Hindi sinemasında ölümsüzleşmesinden bu yana ülkenin en tanınan doğa simgelerinden biridir.
Leh'ten gölün kıyısındaki Spangmik köyüne giden yol, 5.360 metrelik Chang La geçidini aşar; bu, dünyanın araçla çıkılabilen en yüksek geçitlerinden biridir ve yolculuğun kendisi başlı başına bir maceradır. İnce dağ havasında göl bir ayna gibi durur; kıyıda nadiren otlayan yaklar, dua bayrakları ve taş öbekleri (cairn) vardır. Gece, deniz seviyesinin çok üzerinde ve şehir ışıklarından tümüyle uzak bu kıyı, Samanyolu'nun suya yansıdığı olağanüstü bir yıldız gözlemi sunar. Yükseklik nedeniyle çoğu gezgin geceyi kıyıdaki çadır kamplarında geçirip şafağın ilk ışığında gölün uyanışını izler.