Theth, Arnavutluk'un kuzeyindeki Lanetli Dağlar (Bjeshkët e Nemuna / Prokletije) içinde, dik granit ve kireçtaşı zirvelerin kucakladığı el değmemiş bir vadi köyüdür. Yüzyıllarca yollardan ve dünyadan kopuk kalmış bu vadi, taş kuleleriyle (kulla), çayırlarda dağılan ahşap evleriyle ve çayır ortasındaki küçük taş kilisesiyle Balkanların en otantik dağ manzaralarından birini sunar. Komşu Valbona Vadisi'yle birlikte düşünüldüğünde Theth, Avrupa'nın son vahşi köşelerinden biri sayılan bu sıradağın kapısıdır; berrak dağ dereleri, Mavi Göz pınarı ve Grunas şelalesi vadiyi besler.
Buranın ruhunu en iyi yürüyerek anlarsınız: Theth ile Valbona'yı birbirine bağlayan efsanevi geçit yürüyüşü, çam ormanlarından çıkıp açık çayırlara, oradan da gökyüzünü tırmıklayan sivri zirpelerin altına götürür. Sabah sisli, öğlen pırıl pırıl, akşam ise zirveler altın ve pembeye boyanır; havanın her hâli vadiye başka bir karakter katar. Geceleri çayır ortasındaki kilise ışıklandığında, arkasındaki karanlık dağ duvarıyla birlikte sahnenin tamamı bir masala dönüşür. Misafirperverliğiyle ünlü dağ konukevleri, taze süt ve ev yapımı yemeklerle gezginleri ağırlar. Henüz turist kalabalığına teslim olmamış bu vadi, gerçek bir keşif ve sessizlik arayanlar için Balkanların gizli hazinesidir.