Güneybatı Sırbistan'ın Zlatibor ve Zlatar dağları arasında, Uvac Nehri kireçtaşı platosunu milyonlarca yıl boyunca oyarak 100 metreyi aşan dik duvarlar arasında akıl almaz bir yılan gibi kıvrılmıştır. "Menderesler" (meandri) olarak bilinen bu keskin at nalı dönüşler, baraj gölleriyle birleşince zümrüt-yeşili suyun kayalıklar arasında adeta düğümlendiği bir manzara doğurur — yukarıdan bakıldığında nehrin kendi üzerine kıvrıldığı, dünyada eşine az rastlanır bir coğrafi tablo. Bölge, 1971'den beri Özel Doğa Rezervi statüsündedir ve Avrupa'nın en önemli yırtıcı kuş sığınaklarından biridir.
Uvac'ı asıl efsane yapan, kanyonun üzerinde süzülen dev akbabalardır: nesli tehlikedeki Avrasya kızıl akbabası (griffon) burada yüzlerce çiftlik halinde yaşar ve 2,8 metreye varan kanat açıklığıyla menderslerin üzerinde alçaktan dönerek termal akımlarda yükselir. Molitva ve Veliki Vrh gibi bakı noktalarına yapılan kısa ama dik tırmanışın ardından ayaklarınızın altında açılan o ünlü yeşil kıvrımlar, bir tekne turuyla su seviyesinden geçilebilir; rota, sarkıt ve dikitlerle dolu Buz Mağarası'na (Ledena Pećina) uğrar. Sabahın ilk ışığında sis menderslerin arasına çöktüğünde ve ilk akbabalar gökyüzüne süzüldüğünde, Uvac tek bir karede neden bir hac yeri olduğunu anlatır.