Yerevan'ın yaklaşık 30 km doğusunda, Azat Nehri'nin milyonlarca yılda volkanik platoyu yarmasıyla açılan Garni Geçidi, Ermenistan'ın en çarpıcı jeolojik anıtlarından biridir. Geçidin kalbinde, halkın "Taşların Senfonisi" dediği bir bazalt duvar yükselir: lavın yavaşça soğurken çatlamasıyla oluşmuş binlerce altıgen sütun, kayanın yüzeyinde dev bir kilise orgu ya da askıya alınmış bir perde gibi kavis çizer. Geometrinin bu kusursuzluğu insan elinden değil, sönmüş yanardağların sabrından doğmuştur ve onu dünyadaki en gösterişli bazalt oluşumlarından biri yapar.
Kanyonun dibine inen patika sizi sütunların tam altına götürür; başınızı kaldırdığınızda yüzlerce taş borunun gökyüzüne doğru uzandığını görür, nehrin serin uğultusunu duyarsınız. Yamaçtaki yeşil çayırlar, sonbaharda altın rengine bürünen meşeler ve uçurumun tepesinde nöbet tutan antik Garni Tapınağı, manzaraya hem vahşi hem kutsal bir hava katar. Sabahın erken ışığı sütunların kıvrımlarını altın bir tonla yıkar; burası fotoğraf için de, sessizce oturup zamanın taşı nasıl şekillendirdiğini düşünmek için de eşsiz bir yerdir.