Deniz seviyesinin yaklaşık 1.900 metre üzerinde, Ermenistan'ın yüksek dağ yaylasına kurulu Sevan Gölü, Kafkasya'nın en büyük tatlı su kütlesi ve dünyanın en yüksekte yer alan büyük göllerinden biridir. Volkanik sıradağlarla çevrili bu engin su aynası, mevsime ve ışığa göre turkuazdan koyu lacivere dönen renkleriyle bilinir; berrak dağ havası gölün üzerine öyle bir derinlik katar ki su ile gökyüzü çoğu zaman tek bir maviye karışır. Kuzeybatı kıyısındaki yarımadanın tepesinde yükselen, 9. yüzyıldan kalma Sevanavank Manastırı'nın iki taş kilisesi, gölün simgesi hâline gelmiş; basamaklı patikadan çıkıp manastırın eteğinden bakan herkesi sonsuz ufukla buluşturur.
Yazın kıyılar canlanır: yöre halkı ve gezginler serin sularda yüzmek, yelken açmak ya da güneşin altında dinlenmek için akın eder. Gün batımında çevredeki tepeler pembeye boyanırken göl gümüş bir levhaya dönüşür; sabahları ise su buğusu yarımadayı sarar. Bölgenin meşhur alabalığı ışt-koragı ve kerevit, kıyı boyu dizilen küçük lokantalarda ızgarada servis edilir. Yüksek rakımın getirdiği temiz, ince havayla birleşen bu manzara, Sevan'ı yalnızca bir göl değil, Ermenistan'ın ruhuyla özdeşleşmiş bir buluşma yeri kılar.