Babadağ'ın denize dik indiği yerde, dar bir kum dilinin gerisinde rüzgârdan tümüyle korunan bir lagün oluşmuş; dalga buraya giremediği için su saatlerce ayna gibi durur ve sığlıkta turkuazdan açık zümrüde dönen bir renk tutar. Adı 'ölü deniz' bu durgunluktandır. Lagünün etrafı tabiat parkı olarak koruma altındadır, bu yüzden sırtlardaki kızılçam ormanı betona yenik düşmemiştir; kıyının hemen üstünden kalkan Babadağ ise 1700 metreden denize bakan rampasıyla yamaç paraşütünün dünyadaki sayılı kalkış noktalarından biridir.
Sabah erken, kalabalık inmeden lagünün ucuna yürüyüp dümdüz suya girmek günün en sakin anıdır. Gün boyu tepeden renkli kanatlar süzülür; öğleden sonra Babadağ'dan atlayıp Ölüdeniz kumsalına inen pilotların ardından bakmak başlı başına bir seyirdir. Akşam güneş Kıdrak burnunun arkasına inerken lagünün suyu pembe-altın bir cama döner.